Hergele-KON
Yazan: fikirkulubu 14 Eylül, 2008
SON DAKİKA SON DAKİKA SON DAKİKA
Elimize geçen bir SON dakika haberini sizlerle paylaşıyoruz.
FLAŞ FLAŞ FLAŞ
BAZI ÖRGÜT MENSUPLARININ AKRABA OLDUKLARI ANLAŞILDI!!!
Savcının mahkeme kararıyla dinlettirdiği “ÖRGÜT” sanıklarının aralarında geçen “gizli” konuşmayı ele geçirdik!!!
Söz konusu konuşmanın yaklaşık 3 yıl önce “eski tüfek” tabir edilen, cumhuriyetin ilk tohumlarından KURT bir gazeteci olduğu SANILAN biri ile yine KİM olduğu belirlenemeyen örgüt mensuplarından biri arasında geçiyorMUŞ!
KURT
Emniyet kaynakları KURT gazeteci ve diğer örgüt mensubunun kimliklerini saptamak için yoğun çalışmalar başlatmış bulunuyorlar.. (Gizeme bakın!)
( Bu arada emniyetten yapılan bir açıklama: “Ulan her şeye ‘geçirdik’ diyosunuz ya! İşte ona gıcığım! Konuşma metnini bütün basına dağıtan biz değil miyiz? Hıyar!!!)
Hieeeyyyyt! Hıyaar!!
Neyse efendim. Biz konuşma metnine geçelim:
—Mitingler ile ilgili çalışma nasıl gidiyor?
—Şey abi! Allah’a şükür iyi gidiyor! ııı…!
—Ne şükürü ahmak! Senden şükür soran mı var? Bana çalışmaları anlat.
—Tabi, hemen! HDD ile yakın temas içindeyiz. Ülkenin büyük bir komplo ile karşı karşıya olduğu görüşünde hem fikiriz. Komplike tasarımlar ve komplomantasyon konusu çok karma…
—Ne saçmalıyorsun yavrum!
—Efendim fikir birliğinden bahsediyorum.
—-Geri zekalı!
— Teveccühünüz efendim!
—!!! Bırak fikrini zikrini. HDD kim, onu anlamadım?
—Efendim dinlemelere karşı yeni terimler “keşfettim!”. Hani ne olur ne olmaz.
Kimse anlamasın diye bazı özel kelimelere ŞİFRE (!) verdim.
—Evladım! Tel faturamın ağzına sıçtın!
—Estağfurullah. Efendim. Ne haddime..
—Allah belanı versin lan! Sus artık, gerzek herif!
—Abi lütfen Allah’ı karıştırmayalım bu bela işine! Allah’ı bela işine karıştırdığımız en son konuşmada “sauna”da hamam keyfimiz bozulmuştu.
—Sauna operasyonu mu?
—Hayır efendim! Kesecinin!
Keseci arkadaş
—Evladım sen uzaydan mı geldin? Ulan senin gibi hıyarla devrim mi yapacağız?
—Aaa! (heyecanlı!)Teessüf ederim abi! Bi kere benim özel bir “kişiliğim ve geçmişim” var.
—(Hay senin geçmişini!) Neymiş lan özelin?
—(Kuşkulu ve heyecanlı!)Bir aile sırrı!
—Lan oğlum! Biz senin en yakın ailen değil miyiz (Allah korusun!)? Baksana beraber vatan aşkını ifa ediyoruz.
—Evet, haklısın abi. Zaten bu devrimcilik işine girdim gireli bir hayli heyecanlandım. içimde de kalmasın! Zira siz yabancımız da değilsiniz.
—Uzatma evladım..
—Annem diyodu zaten. Sen büyük bir adam olacaksın diye. Herkesten farklı olduğum için hani!
—Neymiş farkın?
—Bu devrim işine girdiğimizden beri, (sesi gür!)devrimin ÖNDERİ olacağıma kanaat ettim!
—Nerden kanaat getirdin yavrum? (bu hayvan oğlu hayvan ne saçmalıyor?)
—(Bilmiş bir eda ile!) Efendim, hani eski bir destanda “Asena” var ya!
—EEE..!
—Hani Asena dişi ya, (hava atarcasına!) belki bilirsiniz?
—Bilmeyen mi var eşşoğ..!
—Bundan bir de erkek varMIŞ! Erkek KURT! Büyüklerimiz, onların büyükleri onlarında büyükleri anlatırlar..
—Yavrum, senin “o” büyüklerinin büyüklerini de bilirim. O devirleri de gördüm!
—Eski bir efsaneye göre, erkek kurt’un yılda bir defa gittiği (takıldığı!) bir mağara varmış. Senede sadece BİR defa ortaya çıkıyor-MUŞ. Eski gelenektir, eşler çocukları olmazdan önce senenin bu belirli gününde mağarayı ziyaret edermiş. Babam ve annem de ben doğmazdan önce bu mağaraya gitmişler.
—!!!
—O gün diğer günlerden çok farklıymış! Gök gürlüyor, Yaşlı KURT şimşekler çakıyor falan..
—Bırak şimşeği yağmuru..
—Neyse efendim. Bizimkiler mağaranın kapısına gelmişler. Annem o zaman hamile değil mis. O sırada mağaradan ULVİ bir ses yükselmiş! (Esrarlı ton!) “Neden geldiiniiiizzz?!” Annem ve babam ürpermiş tabi! Babam zar zor “kem-küm” diyebilmiş!
—(Sesi titreyerek!)Kem küm’ü bırak yavrum! Ne olMUŞ sonra?
—Hah! İçerde ki ULVİ ses de aynen öyle demiş; “kem-küm’ü bırak yavrum! Ne istiyorsun?” diye. Sonunda babam toparlanmış ve kendini bu sese teslim etmeye karar vermiş. Demiş; “efendim, bizden önce büyüklerimiz gelirdi buraya. Onlardan önce de onların büyükleri. Daha önce de…”
—Ulan hayvan oğlusu! (heyecan!)Bırak geleni gideni. Annene (!) pardon , babana geç..
—Hah! İçerden de aynen öyle bir ses yükselmiş; “ Ulan hayvan oğlusu! Bırak öncekileri, sadede gel daha çok İŞİM var!” demiş.
—!!!
—Babam meramını anlatmış. “Bir oğlum olsaydı da, senin gibi (KURT gibi!)
atılgan, cesur, gözü pek olsun” demiş. Tabi içerde ki ses hemen cevap vermiş; “bırak hatunu yarın gel al!” Babam şaşırmış tabi.
—Ulan bunca yıl sonra ben şaşırmışım, baban nasıl şaşırmasın!!!
—Anlamadım abi?
—Sonra anlatırım. Üstelik artık bana “ABİ” deme!!! Devam et koçum.
—Babam çaresiz. Gözü yaşlı bir şekilde annemi bırakmış. Ne de olsa “emir büyük yerden”. Tabi ondan sonrasını annemden dinledim!
—Hay ananın! Ne anlatmış hele?
—“Ben daha öncesinde bir kurt görmüştüm yavrum; dört ayaklı! Nerden bileyim iki ayaklı kurt’ta varmış!!! Neyse o geceyi mağarada geçirdik…Leş gibi kokuyordu ŞU HAYVAN! Ha! Evladım! Şu KURT (asıl baban!) bizim karşı köyde ki ? amcanın oğlunu ne de benziyordu! İşte evladım, o olaydan sonra sana hamile kaldım!” diye anlatır… Çok şey anlattı bana gerçek babam hakkında. “Pek bişeye benzemese de, nihayetinde İNSAN değil bir ‘KURT’TU’” derdi. Tabi, annem her anlattığında babam (evde ki!) içerlemiyor değildi yani! “Nasıl olurda bir hayvanı bana tercih ettin!” diye diye gözlerini yumdu..
Nihayet açıklıyoruz : İşte O HAYVAN!!!
—Vay eşşekoğlusu!!!
—Ne oldu abi?
—Babana dedim yavrum! Yani evdekine!! Üstelik bana “ABİ deme” demiştim koçum. Aaa! Bak darılırım sonra!
—İşte öyle efendim. (Gizemi sönmüş bir ton ile!) Yani anlayacağınız benim babam bir KURT! (Kendisi de inanmayarak!) Acaba ÖNDER olabilir miyim?
—Sen kaç yaşındasın BAKİİM?
—50!!
—(Şüpheli ve kısık ses tonu!) Olabilir mi acaba?
—Anlamadım efendim..
—Evladım! Hangi köydendin?
… dan efendim.
—Ha s..tir!!!
—Pardon!
—Dedim ki, (HİNCE!)komşuymuşuz laaann!!
—Anlamadım?
—Annenin bilmediklerini de ben sana anlatayım yavrum.
—Hadiii!
—Bak dinle..
—(vıdıvıdı vıdıvıdı vıdıvıdı…)
—İşte asıl şimdi “HA S..TİİİİİRRR!”
—Ya evladım. O yıllarda hayta hayta, BOŞ BELEŞ dolaşıyorduk! Arkadaşlarla macera arıyorduk. Bir arkadaşımız, (evdeki!) baban ile annenin oraya gideceğini öğrenmiş. Ben de ZUL kafa ile onlardan önce gittim…
—Eee.! Köyde dolaşan onca kişi “KURT soyundan geldim” diyo-DU! ( Gerçi çocukken hava atıyorlardı da! Büyüdükten sonra birbirimize bakarken başımızı önümüze eğiyorduk!)
—(Kıs kıs gülerek!)Evladım onların da annelerini tanırım! Hey gidi günleeerrrr..
—(Yıkılmış bir ses tonuyla) Size baba diyebilir miyim?
—Tabi evladım. (Kurtluğunu hatırlamış olmanın verdiği HAZ ile) Her zaman!!!
—Allah belanı versin yine de, hayvan oğlusu..!!!
—(Gururla) Babana çekmişsin! Senin de yavrum, seninde…







