FİKİR KULÜBÜNE HOŞ GELDİNİZ

İnsan düşünen ve düşündüklerini eyleme geçiren varlık aleminin en değerli yaratılanıdır.

  • Arşiv

  • ÜNLÜ SÖZLER

    EY GÜÇLÜ RABBİM! Senin ayetlerine küfredenler, senin peygamberlerini yalanlayıp haksız yere öldürenler ve adalet, eşitlik istemek için ayaklanan kullarını öldürenler hâlâ yeryüzünde egemendirler. Müjdelediğin azabı onlara ulaştır!! ... DR. ALİ ŞERİATİ
  • Âtiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak…

    Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak... Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak. Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle. İmânı olan kimse gebermez bu ölümle: Ey dipdiri meyyit, "İki el bir baş içindir."... MEHMET AKİF ERSOY
  • Abone ol

  • Popüler Yazılar

İran ve İslam Ülkeleri

Yazan: fikirkulubu 25 Ağustos, 2008

İlerde İran ile İslam halkları (yönetimleri değil!) arasında bir yakınlaşma / kaynaşma sağlanabilirse, (ki) bunda şüphesiz ki İran’ın payı daha büyük olacaktır. Yakın tarihimize kadar sadece yönetimler değil, “halkların da, İran’a bakışı” iyi değildi. Bunda, asırlardır süren dış güçlerin oyunları ve içerde ki hainlerin rolü tartışılmaz.

1979 İran devrimi ile Ayetullah İmam Humeyni “ne şii’ye, ne sunni’ye” sloganı ile dünya Müslümanlarının karşısına çıkınca, (Batı aleminde ki soğuk savaş sonrası yıkılan Berlin duvarı gibi) İslam aleminin arasına sokulan görünmez ve soğuk duvar yıkılıverdi! Bu, İran tarafından atılan tarihin en büyük kaynaşma adımı oldu.

Yakın zamanda İran’lı Şia bilginleri “sunniler ile Şiilerin” ortak İslam fıkhının oluşturulması için Sunni İslam dünyasına çağrıda bulundular. Şimdilik Sunni bilginlerin bir kısmı bu meseleyi ört bas etmeye çalıştılar!

Yaklaşık bir hafta- on gün önce, İran’lı Şia bilginler, Sunni dünyanın otoritesi kabul edilen “El-Ezher’e” başvurup, İran’da El-Ezher’in bir kolunun açılmasını istediklerini, konu hakkında kendilerine “yardımcı olunmasını” istediler.

Bir diğer ve son gelişme, sayın Ahmedinejad’ın İstanbul ziyareti oldu. Tarihe geçecek olan bu ziyarete ümmet adına damgasını vuran “Sultan Ahmet’e kılınan namaz” oldu. Zira meseleleri tahlil yeteneğinden uzak olanlar, afalladılar; “Bir Şii, nasıl olur da Sunnilerin camisinde namaz kılabilir?” diye sorgularken, bir kısım da “sahi, Şiiler camiye gidiyor muydu?” diyerek içlerinde bulundukları durumun içler acısı halini ortaya koyuyorlardı. Ama büyük çoğunluk içinse, soğuk savaş zamanının kalın duvarlarının kalan son parçalarının bir moloz olarak yıkıldığı zamandı.

Konuyu bu özet çerçeveden ele almaya çalışırsak, İran yakın zamanda bir saldırıya uğramaz ama bu tehditlerin gölgesinde yaşamına devam ederse, bölge Müslümanlarının ittifak noktası olarak görülmeye devam edecektir. İşte bu noltada İsrail’i hiç de iyi bir son beklemiyor olacaktır. Zira İsrail, hiç bir kuvvetin imdadına yetişemeyeceği, tüm etrafı çevrili bir alanda hapis durumda. ABD ise çöküşün başlangıcında zaten.

Tüm bunlar için zaman ve gayret gerek. Boş geçen bir zaman değil elbet! Tabularımızı darmaduman edecek bir cesarette gerek!

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>